Öleceğini bilir ama ''bugün olamaz ölüm'' der geçer. Her sebep buradan çıkar aslında. En basit anlatımı ile ''herşeyin bir şeyi var'' deriz. Demesine deriz ama kendimize her gün amaç edinir miyiz? Bir süre sonra kolaya kaçarız. Sebeblerimiz ufalır, o kadar küçük kalırlar ki, kendi söylediğimiz şeylere inanmamız zorlaşır. Sebeblerimiz yanlılaşır, çünkü yanlıştır.
Burada kavram olarak ''yanlış'' veya ''doğru'' tartışması değil amacım. Her insan kendi inandığı kavramlara ters düştüğü zaman yanlıştır, demek istediğim.
Yanlış anlaşılmaktan çok korkarız. Bu genellikle karşımızdakini aptal yerine koymaktan kaynaklanır. Sonunda ise ''biliyordum'' deriz. Ne kadar çok şey biliyoruz aslında. Oysa bilmediğimizi bilmediğimiz o kadar çok şey var ki...
O kadar büyük bir boşluk içinde, küçük bir ''tıpa'' olabilme sevdamız... Oysa ne bir yeri tıkama, ne de bir yere tıkanma isteğimiz yoktur bizim. Sizin var ise, bu yazı size değildir dostlarım.
Düşündüğünü yapmak, fikrini, düşünceni satmamak, bunu prensip haline getirmek büyük başarıdır. ''Ya beni yanlış anlarlarsa'' korkusuna yenik düşmemek. Aynı zaman da fikrinin, düşüncenin değişebileceğine ve gelişebileceğine açık olmak büyük erdemdir.
Kendimize bir ''amaç'' bulmak için çok uzaklara bakmaya gerek yok aslında. Yanlılaşmış sebeblerden kurtulmak yeterli.
Biz gideceğiz ama belki de amaçlarımız kalacak...kalmalı da...
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder