Korkmak ne garip histir? Ne kadar umursamaz olursan ol, o karanlık seni içine çeker. Bir bakarsın yorgan dostun olmuş, bir bakarsın ışık.
Kimseye söylemek istemez insan korkusunu. Kimseden yardım isteme ''cesaret''ini bulamaz. Oysa ne gariptir şu kibirli insan... Daha büyük korkuları kendisi yaratır insan. Daha fazla düşmemek için korkmayı tercih eder. Sonuçları düşünmez de, anı kurtarmaya bakar.
Bir yerden sonra alışmayı tercih eder... Korkuya alıştımı bir kere insan, korku da insan'a alışır. Çıkaramaz kafasını sakladığı yerden. Gelip geçici olduğunu bilir de itiraf edemez kendine. Bu kadar sorun içinde nereden çıktı bu korku?
Oysa sorunlar tetikler korkuyu. Sorunlarıda kendimiz tetiklemez miyiz? Hep birilerine sığınma durumu, hep birilerini ''korucu'' belleme isteği...
''Korkma yavrum'' der anneler. ''Korkma evladım'' peki neden? Bu korkma duygusunu kim yarattı? Nereden çıktı böyle iç sıkıcı duygular? Ben bir laf ile korkmayacak adam mıyım?
O kadar abartmışız ki ''insani'' duyguları, bazen gerekli olduklarını unuturuz. ''Dozunda korku'' olmasa insan alternatiflerini nasıl bulabilir? O müthiş zekamız nasıl çıkış yolları üretebilir ?
Diyeceğim o ki ne korkmaktan kaçmalıyız, ne de abartmalıyız. ''Korkmaktan korkmamak'' gerek bize.
23 Şubat 2013 Cumartesi
12 Şubat 2013 Salı
Yanlılaşmış Sebebler
Binlerce, belki daha da fazlası çıkar karşımıza sebeblerin. Herkes bir ''neden'' peşinde diye düşünürüz. İnsan nefes almak zorundadır. Çünkü insan yaşamak ister. Hem de öleceğini bile bile. ''Amaç'' edinir kendine boş ''sebebler'' üstünden.
Öleceğini bilir ama ''bugün olamaz ölüm'' der geçer. Her sebep buradan çıkar aslında. En basit anlatımı ile ''herşeyin bir şeyi var'' deriz. Demesine deriz ama kendimize her gün amaç edinir miyiz? Bir süre sonra kolaya kaçarız. Sebeblerimiz ufalır, o kadar küçük kalırlar ki, kendi söylediğimiz şeylere inanmamız zorlaşır. Sebeblerimiz yanlılaşır, çünkü yanlıştır.
Burada kavram olarak ''yanlış'' veya ''doğru'' tartışması değil amacım. Her insan kendi inandığı kavramlara ters düştüğü zaman yanlıştır, demek istediğim.
Yanlış anlaşılmaktan çok korkarız. Bu genellikle karşımızdakini aptal yerine koymaktan kaynaklanır. Sonunda ise ''biliyordum'' deriz. Ne kadar çok şey biliyoruz aslında. Oysa bilmediğimizi bilmediğimiz o kadar çok şey var ki...
O kadar büyük bir boşluk içinde, küçük bir ''tıpa'' olabilme sevdamız... Oysa ne bir yeri tıkama, ne de bir yere tıkanma isteğimiz yoktur bizim. Sizin var ise, bu yazı size değildir dostlarım.
Düşündüğünü yapmak, fikrini, düşünceni satmamak, bunu prensip haline getirmek büyük başarıdır. ''Ya beni yanlış anlarlarsa'' korkusuna yenik düşmemek. Aynı zaman da fikrinin, düşüncenin değişebileceğine ve gelişebileceğine açık olmak büyük erdemdir.
Kendimize bir ''amaç'' bulmak için çok uzaklara bakmaya gerek yok aslında. Yanlılaşmış sebeblerden kurtulmak yeterli.
Biz gideceğiz ama belki de amaçlarımız kalacak...kalmalı da...
Öleceğini bilir ama ''bugün olamaz ölüm'' der geçer. Her sebep buradan çıkar aslında. En basit anlatımı ile ''herşeyin bir şeyi var'' deriz. Demesine deriz ama kendimize her gün amaç edinir miyiz? Bir süre sonra kolaya kaçarız. Sebeblerimiz ufalır, o kadar küçük kalırlar ki, kendi söylediğimiz şeylere inanmamız zorlaşır. Sebeblerimiz yanlılaşır, çünkü yanlıştır.
Burada kavram olarak ''yanlış'' veya ''doğru'' tartışması değil amacım. Her insan kendi inandığı kavramlara ters düştüğü zaman yanlıştır, demek istediğim.
Yanlış anlaşılmaktan çok korkarız. Bu genellikle karşımızdakini aptal yerine koymaktan kaynaklanır. Sonunda ise ''biliyordum'' deriz. Ne kadar çok şey biliyoruz aslında. Oysa bilmediğimizi bilmediğimiz o kadar çok şey var ki...
O kadar büyük bir boşluk içinde, küçük bir ''tıpa'' olabilme sevdamız... Oysa ne bir yeri tıkama, ne de bir yere tıkanma isteğimiz yoktur bizim. Sizin var ise, bu yazı size değildir dostlarım.
Düşündüğünü yapmak, fikrini, düşünceni satmamak, bunu prensip haline getirmek büyük başarıdır. ''Ya beni yanlış anlarlarsa'' korkusuna yenik düşmemek. Aynı zaman da fikrinin, düşüncenin değişebileceğine ve gelişebileceğine açık olmak büyük erdemdir.
Kendimize bir ''amaç'' bulmak için çok uzaklara bakmaya gerek yok aslında. Yanlılaşmış sebeblerden kurtulmak yeterli.
Biz gideceğiz ama belki de amaçlarımız kalacak...kalmalı da...
Kaydol:
Yorumlar
(
Atom
)